2002 – 2003 yılları… Bir dans okulunda kesişiyor yollarımız Arman Hoca ile ilk defa. Konservatuarı bitirmiş, üstüne mühendislik okumuş ama içindeki dans ateşi hiç sönmemiş, idealist, kara gözlerinin içi gülüyor dans ederken, elini uzatıyor bana, ilk dans partnerim, öğretmenim, destekçilerimden…

Yıllar geçiyor, yollar ayrılıyor, hayatlar evriliyor…ta ki ben aynı kararlılıkla gülen kapkara gözleri küçücük bir kız çocuğunda görene dek…ve yolumuz yine Arman hocaya çıkıyor.

Bu kez tek değil, dansa aşık, belki de dansın en çok yakıştığı kadın-erkek ve evlat olmuşlar.
Dansın coşkusunu ve zarafetini Gizem hocanın ve Lena’nın her hareketinde görebilmek mümkün.
Arman hoca yıllar içinde bu tutkusunu, zekasıyla ve deneyimleriyle yoğurarak bir okul yaratmış…Okul diyorum, çünkü burada, gelişmiş bir ülkede dans adına bir eğitim hayal ettiğinizde, aklınızdan geçen her şey var neredeyse. Her dans dersinde matematikten, anatomi bilgisine, beslenmeden sanata kadar geniş bir yelpazede verilen teorik bilgiler, bu yaş grubu çocukları motive edebilecek pedagojik yaklaşımlar ve bizim çocuklarımızın dansını uluslararası arenaya taşıyan girişimler mevcut.
Dansa tutkun, yetenekli ve disiplinli bir çocuğun Arman Esen Dans Akademi’den çıkıp “Uluslararası dans öğretmenliği”yapabilecek sertifikasyona sahip olma olasılığı bizim ülkemiz için inanılmaz bir gururdur, şanstır.
Yıllar sonra Arman hocama kızımı ve oğlumu emanet ediyorum. Biliyorum ki dans adına olabilecekleri en iyi ailenin içindeler ve arkama yaslandım, Arman Hocanın yüreğinden geçecek dans yolculuklarını keyifle ve gururla izliyorum.

Dansa Davet – Sayı 35 – Mart 2024