WDSF, bu branşta ikinci kez Dünya Şampiyonası düzenledi. Sanırım sakinliğimle dikkat çektim. Bu tür büyük yarışmalar sadece mesleğime değil, aynı zamanda karakterime de katkı sağlıyor. Erken saatlerde, tasarımlı saçları ve gösterişli makyajlarıyla dansçılar görünmeye başlamıştı. Heyecan, dansçılardan velilere ve antrenörlere kadar herkes tarafından hissediliyordu. Yarışmalar başlamıştı. Kardeş kulüpten eski bir öğrencim, gözyaşları içinde yanıma geldi. “İlk turdan elendim, neden?” diye çaresiz ve üzgün bir şekilde sordu. Ona sunabileceğim sebepler vardı, ama gerçek şu ki çok daha derin nedenler de vardı. Sustum, yutkundum ve dedim ki:“Kendine olan güvenini kaybetme. Seni biliyorum ve dansını çok iyi tanıyorum. Yıllarını verdin, dans etmeyi seviyorsun ve bunu harika bir şekilde yapıyorsun. Bir sonuç seni motive etsin, ama üzmesin.”Hakemlerin kararları öylesine değişkendi ki aynı dansçılarla yapılan yarışmalarda bir önceki sonuçlar tamamen farklıydı. Örneğin, bir yarışmada 2. olan dansçı, diğerinde 20. olmuştu. Benzer şekilde 5. olan biri, sonraki yarışmada 26. sıraya gerilemişti. Hakemler bir yarışmada “dönmek, atlamak, uçmak” çok önemli dediler. Şimdi herkes dönüyor, uçuyor, atlıyor. Ama bu kez, “Biz artık bunlarla ilgilenmiyoruz” diyorlar. Paso Doble sırasında herkes kendini yere atıyor; kimse ayakta kalmıyor. Hakemler bile bakışıp gülüyorlar. Dans dünyasının böyle iniş çıkışları var. Ancak, “Dans etmeyi seviyoruz, o zaman…” diyeceğiz. Biz gelişmeye, değerlerimizi koruyarak dans etmeye devam edeceğiz.
Fotoğraf: Şuayip Konaçoğlu
Arman ESEN

beautiful! Reports Highlight [Social Cohesion Efforts] in [Diverse Communities] 2025 supreme
BeğenBeğen