Dans, yalnızca hareketin değil; ritmin, niyetin ve ifadenin beden yoluyla yansımasıdır. Çoğu zaman müziğin temposu ya da ritmiyle yönlenen bu hareketler, kimi zaman da doğrudan insan sesiyle şekillenir. Özellikle dans eğitimlerinde sıkça karşılaşılan bir durum vardır: Eğitmen, teknik bir hareketi açıklamak yerine, bir hece çıkarır — örneğin, “si!” ya da “so…” — ve dansçının bedeni bu sesi taklit ederek harekete geçer. Peki, bu seslerin bedensel harekete etkisi gerçekten var mı? Bilim ve dans teorisi bu konuda ne söylüyor?
Sesin Yapısı, Hareketin Niteliğini Belirliyor
Araştırmacı Johanna Keevallik (2021), dans sınıflarında eğitmenlerin sözlü dil yerine sıkça vokalizasyonlar — yani anlamsız gibi görünen, ama harekete yönelik sesler — kullandığını ortaya koydu. “Bam”, “ta!”, “shoo…” gibi sesler, sadece tempoyu değil, hareketin kalitesini ve dinamiğini de şekillendiriyor. Keevallik’e göre bu vokal sesler, doğrudan “beden bilgisini” aktarıyor:
“Eğitmenin ‘sha!’ sesiyle birlikte yaptığı kol savurma hareketi, kelimelerden daha öğretici olabiliyor.”
(Keevallik, 2021)
Benzer şekilde, bizim de günlük deneyimlerimizde fark ettiğimiz gibi, örneğin:
- “Si!” hecesi, keskin, kısa ve ani bir çıkışla verildiğinde, bedende refleksif bir hız ve netlik yaratır. Kol çabucak uzanır, diz hızla çekilir.
- Oysa “Sooo…” gibi uzatmalı ve yumuşak bir ses, hareketin süzülmesini, genişlemesini, uzamasını çağırır. Beden bu sese kulak verirken gevşer, hareketin sınırlarını genişletir.
Bu örnek, sesin yalnızca müziğin değil, dansın doğrudan bir bileşeni olabileceğini kanıtlar nitelikte.
Sesten Hareket Tasarımına: Dans-Müzik Sentezi
Dans koreografları ve ses sanatçıları da bu ilişkiden beslenir. 2024 yılında yayımlanan bir çalışmada, araştırmacı Koray Tahiroğlu, dans hareketleriyle ses örüntüleri arasındaki mikro ilişkileri analiz etti. Çalışmada, dansçının yaptığı bir dairesel hareketin ses dosyasındaki “oo” vokaliyle, sıçrayışın ise “ti!” gibi sert seslerle örtüştüğü görüldü. Tahiroğlu bu ses-hareket eşleşmelerini şöyle tanımlıyor:
“Ses, hareketin zamansal ve kinestetik yapısını yansıtır. Her hece, bedenin başka bir bölgesini tetikler.”
(Tahiroğlu, 2024)
Bu bakış açısı, dans ve sesin doğrudan senkronize edildiği, bedenin adeta sesle şekillendiği yeni bir yaratım alanı sunuyor.
Dans Eğitiminde Uygulama Örneği
Dalcroze Yöntemi gibi bazı klasik dans ve müzik eğitimi yaklaşımlarında, öğrenciler vücutlarını sesle eğitirler. Bu yöntemde eğitmenler, hareket yerine doğrudan sesle komut verirler. Örneğin:
- “Ta – ta – taaa!” sesiyle 3’lü vuruş yapılırken,
- “Bam!” sesiyle yere sert bir adım atılması beklenir.
Bu örnekler, dansın soyut anlatım gücünü, sesle somutlaştıran güçlü araçlardır.
Sonuç: Hareketi Şekillendiren Ses
Ses, dansın gizli mimarlarından biridir. “Si” sesiyle sert bir dönüş; “so” sesiyle akışkan bir kol salınımı oluşabilir. Bu heceler müzik değil; doğrudan bedenin duyusal belleğine hitap eden ipuçlarıdır.
Dansçılar, koreograflar ve eğitmenler, bu ses-hareket ilişkisini bilinçli kullandıkça daha organik, daha sezgisel ve daha etkileyici anlatımlar oluşturabilirler.
Kaynakça
- Keevallik, J. (2021). Vocalizations in dance classes teach body knowledge. ResearchGate
- Tahiroğlu, K. (2024). Dance Movement and Sound Cross-Correlation. Aalto University Publication Series.
- Raposo, A. et al. (2019). Learning Embodied Semantics via Music and Dance Semiotic Correlations. arXiv.
- Cattaruzza, A. & Coppola, A. (2021). Gestalt and Movement between Music and Dance.
- Wikipedia contributors. Choreomusicology and Embodied Cognition entries.
Arman ESEN
