İlişkisel Bir Dansın Yalnızlığı. Denge, Temas ve Yokluk: Solo Standart’ın Varlık Problemi

Salon danslarının tarihi bize şunu gösterir: Bu disiplin rastlantısal değil, teknik zorunluluklar ve fiziksel ilkeler üzerinden evrilmiş bir yapıdır. Çift danslarının ortaya çıkışı yalnızca estetik bir tercih değil; mekân, denge, momentum ve karşılıklı kuvvet aktarımı üzerinden şekillenen bir fiziksel organizasyondur.

Bugün ise şu soruyla karşı karşıyayız:

Kapalı pozisyonu zorunlu olan bir disiplin, partner olmadan aynı isimle var olabilir mi?

Bu yazı, Solo Standart tartışmasını tarihsel, teknik ve pedagojik dayanaklarıyla ele almaktadır.


I. TARİHSEL EVRİM: ÇİFT DANSININ ZORUNLULUĞU

https://www.mediastorehouse.co.uk/p/617/couple-dancing-la-volta-ball-court-henri-iii-9455497.jpg.webp
  1. yüzyıldaki La Volta, temaslı çift dansının erken örneklerinden biridir. Bu dönemden itibaren salon dansları, bireysel formdan partnerli organizasyona evrilmiştir.
  2. yüzyıl başında Victor Silvester ve dönemin teknik kurulları, paralel ayak kullanımı ve diyagonal akış sistemini standartlaştırarak bugünkü Uluslararası Standart sisteminin temelini atmıştır.

Bu evrim bize şunu gösterir:

  • Standart dansın özü ilişkiseldir.
  • Frame (çerçeve) yalnızca estetik değil, mekanik bir zorunluluktur.
  • Diyagonal akış partner mekaniğine bağlıdır.
  • Counter-balance olmadan dönüş mekaniği eksik kalır.

II. TEKNİK KIRILMA: SOLO FORMUN ORTAYA ÇIKIŞI

Pandemi sonrası organizasyonel gereklilikler ve bireysel katılımın artmasıyla Solo kategoriler yaygınlaştı. Ancak burada teknik bir soru doğmaktadır:

Dans eşli yapılmak üzere fiziksel olarak evrilmişse, solo icrada hangi ilkeler korunmaktadır?

Heel Turn

Partnerli yapıda:

  • Ağırlık transferi
  • Karşı kuvvet
  • Eşin merkezine göre eksen kontrolü

Solo icrada:

  • Heel turn artık yalnızca bir dönüş paterni midir?
  • Karşı kuvvet yoksa teknik gerekçesi nedir?

Sway

Partnerli formda sway:

  • Karşılıklı denge
  • Ağırlık paylaşımı
  • Alan açma ve çizgi üretme

Solo icrada sway:

  • Estetik bir yan eğim mi?
  • Yoksa Laban prensipleriyle yeniden mi tanımlanmalı?

Rise & Fall

Partnerli yapıda swing ve ağırlık paylaşımıyla şekillenir.
Solo icrada dönüş miktarı eşleşmeyince:

  • Rise & fall daha mı belirgin olmalı?
  • Yoksa daha mı minimal kalmalı?

Bu sorular teknik literatürde henüz netleşmiş değildir.


III. LABAN PERSPEKTİFİ: TEK BEDENİN ORGANİZASYONU

https://miro.medium.com/v2/resize%3Afit%3A1400/1%2Ad45vGzSBsS9DuCVdI3pMaw.png

Rudolf Laban’ın hareket analizi, tek bedenin mekânsal organizasyonunu tanımlar:

  • Body
  • Effort
  • Shape
  • Space

Partnerli Standart’ta kol formu, partner bağlantısının sonucudur.
Solo formda ise kol:

  • İvme üretmeli
  • Mekânsal anlam taşımalı
  • Dengeyi desteklemeli
  • Estetik çizgi üretmelidir

Ancak bugün birçok solo icrada, kollar partnerli formun “taklidi” olarak kalmaktadır.

Bu noktada temel soru şudur:

Partner yoksa, kol formu neden partnerli pozisyonu taklit eder?


IV. INTERNATIONAL STANDARD vs AMERICAN SMOOTH

https://cdn.prod.website-files.com/5fc02daafde44429e2a01595/601d9762af1673430ac65e1c_Blog%20and%20Products.jpg

IDTA seminerinde American Smooth kitabının yazarları Adele & Jang Don, derslerine şu cümleyle başlamaktadır:

“Tutuş pozisyonlarında özgürüz. Kapalı yapmak zorunda değiliz.”

Burada iki disiplin arasındaki temel fark ortaya çıkar:

International Standard

  • Kapalı pozisyon zorunludur.
  • Sürekli temas esastır.
  • Frame yapısal zorunluluktur.

American Smooth

  • Açık pozisyon mümkündür.
  • Ayrılma ve bireysel ifade serbesttir.
  • Kapalı form zorunlu değildir.

Şimdi sorumuz netleşiyor:

Kapalı pozisyon zorunlu olan bir disiplinin, partner olmadan Dünya Şampiyonası yapılması kavramsal bir çelişki değil midir?


V. KAVRAMSAL SORU: ADI AYNI KALABİLİR Mİ?

Eğer:

  • Counter-balance yoksa
  • Kapalı pozisyon yoksa
  • Diyagonal yön zorunlu değilse
  • Sway karşılıklı değilse

Bu disiplin hâlâ “Standart” mıdır?

Yoksa yeni bir isim mi gereklidir?

Bugün “Solo” eki eklenerek aynı yapının devam ettiği varsayılmaktadır. Ancak teknik parametreler değişmişse, disiplinin ontolojisi de değişmiş olabilir.


VI. FEDERASYONLAR NEYLE KARŞI KARŞIYA?

  • WDSF Solo’yu katılım modeli olarak genişletmektedir.
  • WDC ve WDO geleneksel partnerli yapıyı korumaktadır.
  • IDTA pedagojik araç olarak solo çalışmaları kabul etmektedir; ancak temel referans hâlâ partnerlidir.

Hiçbir sistem Solo’yu, Standart’ın tarihsel devamı olarak teorik zeminde yeniden tanımlamamıştır.


SONUÇ: BU BİR DÖNÜŞÜM MÜ, YOKSA KAYMA MI?

Solo Standart:

✔ Eğitim aracı olabilir.
✔ Teknik geliştirme platformu olabilir.
✔ Bireysel ifade alanı olabilir.

Ancak:

  • Partnerli mekanik olmadan Standart’ın fiziksel ilkeleri eksik kalır.
  • Kapalı pozisyon zorunluluğu yoksa disiplin değişmiştir.
  • Teknik parametreler değiştiyse isimlendirme tartışılmalıdır.

Belki de asıl soru şudur:

Solo Standart, Standart’ın bir alt kategorisi mi;
yoksa American Smooth’a yakın yeni bir hibrit disiplin mi?


Bu yazı birinci bölümdür.

Diğer bölümlerde;

  • Solo için Latin mi bu yapılan?
  • Solo’nun teknik yeniden tanımlanması mümkün mü?
  • Yeni bir terminoloji gerekli mi?
  • Federatif yönlendirme nasıl olmalı?
  • Gelecek 10 yılda bu branş nereye evrilir?

sorularını ele alacağız.

Bu konularda siz ne düşünüyorsunuz?

Yazan: Arman ESEN

Yorum bırakın